MUZAFFER TİLKİCİ
Şişli, İstanbul-Avrupa
Uzmanlık alanı
Omurganın yana eğriliği olan skolyozda fizyoterapi; Schroth, FITS, SEAS gibi skolyoza özgü egzersiz yöntemleriyle postürü, solunumu ve omurga hizasını desteklemeyi amaçlar. Uygun yöntem eğriliğin tipine ve derecesine göre belirlenir.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için bir sağlık profesyoneline başvurun.
Hasta rehberini okuyun ↓Şişli, İstanbul-Avrupa
Silivri, İstanbul-Avrupa
Ümraniye, İstanbul-Anadolu
Esenyurt, İstanbul-Avrupa
Hasta rehberi
Son güncelleme: 24 Ekim 2026

Skolyoz, omurganın yana doğru eğrilmesidir. Eğrilik çoğunlukla omurların kendi ekseni etrafında dönmesiyle birlikte görülür; bu yüzden skolyoz yalnızca "yana eğrilik" değil, omurganın üç boyutlu bir şekil bozukluğudur. Ayakta çekilen röntgende eğrilik 10 dereceyi geçtiğinde skolyozdan söz edilir.
En sık görülen tip, ergenlik döneminde ortaya çıkan ve nedeni bilinmeyen adölesan idiyopatik skolyozdur. Bunun dışında doğuştan omur farklılıklarına bağlı (konjenital), kas ve sinir sistemi hastalıklarına bağlı (nöromüsküler) ve ileri yaşta omurga yıpranmasıyla gelişen (erişkin dejeneratif) skolyoz türleri vardır.

Skolyoz çoğu zaman ağrı yapmaz; bu nedenle özellikle çocuklarda ve ergenlerde fark edilmesi gecikebilir. Aşağıdaki işaretlerden biri dikkatinizi çekerse bir hekime başvurmanız önerilir:
Tanıyı hekim koyar. Muayenede sık kullanılan yöntemlerden biri, kişinin öne eğilerek sırtının incelendiği öne eğilme (Adams) testidir. Kesin tanı ve eğriliğin derecesi ayakta çekilen tüm omurga röntgeniyle belirlenir. Eğriliğin büyüklüğü "Cobb açısı" ile ölçülür.
Ergenlerde kemik gelişiminin ne kadar sürdüğü de değerlendirilir; çünkü büyüme devam ettikçe eğriliğin ilerleme riski daha yüksektir. Tedavi planı bu bilgilere göre yapılır.
Hangi tedavinin uygun olduğunu hekim; eğriliğin derecesine, kişinin yaşına, büyümenin sürüp sürmediğine ve eğriliğin ilerleme hızına göre belirler. Genel olarak dört seçenek vardır ve bunlar çoğu zaman birlikte kullanılır:

Schroth, 1920’lerde Almanya’da Katharina Schroth tarafından geliştirilen ve bugün en yaygın kullanılan skolyoza özgü egzersiz yöntemidir. Amaç, kişinin kendi eğriliğini tanıması ve omurgasını üç boyutlu olarak düzeltmeyi öğrenmesidir.
Schroth programında kişiye özel postür düzeltmeleri, eğriliğin içe çöken tarafını genişletmeye yönelik özel solunum teknikleri (rotasyonel solunum), kas dengesini sağlayan egzersizler ve düzeltilmiş duruşu günlük yaşama (oturma, ayakta durma, çanta taşıma gibi) aktarma çalışmaları yer alır.
Araştırmalar, skolyoza özgü egzersizlerin özellikle hafif ve orta derecedeki eğriliklerde ilerlemeyi yavaşlatmaya, postürü ve yaşam kalitesini iyileştirmeye katkı sağlayabileceğini gösteriyor. Sonuçlar kişiden kişiye değişir; egzersizin düzenli yapılması başarının en önemli koşuludur.
Schroth dışında da skolyoza özgü egzersiz yaklaşımları vardır. SEAS (İtalya) kişinin kendi kendine aktif düzeltme yapmayı öğrenmesine odaklanır. FITS (Polonya) esneklik ve stabilite çalışmalarını bir arada kullanır. Lyon yöntemi (Fransa) korse tedavisiyle birlikte uygulanan egzersizleriyle bilinir.
Bu yöntemlerin ortak noktası, egzersizin kişinin eğrilik tipine göre planlanması ve kişinin düzeltilmiş duruşu kendi başına yapabilir hâle gelmesidir. Hangi yöntemin seçileceği, fizyoterapistin eğitimine ve kişinin ihtiyacına göre değişir.
Pilates, yüzme ve benzeri aktiviteler genel kas gücü, esneklik ve kondisyon için faydalıdır ve skolyozu olan kişilerin çoğu bunları yapabilir. Ancak bu egzersizler eğriliğin yönüne göre planlanmadığı için tek başına skolyoza özgü egzersiz programının yerini tutmaz. En iyi sonuç için genel aktiviteler, kişiye özel skolyoz programıyla birlikte düşünülmelidir.

Skolyoz için fizyoterapist ararken şu sorular işinizi kolaylaştırır:
Eğriliğin "kesin ve tamamen düzeleceği" yönündeki vaatlere temkinli yaklaşın. Skolyoz tedavisi uzun soluklu bir süreçtir ve sonuç kişinin durumuna göre değişir.
Skolyozu olan bir kişide aşağıdaki durumlar ayrıca değerlendirilmelidir:
Skolyoza özgü egzersizler hafif ve orta eğriliklerde ilerlemeyi yavaşlatmaya, postürü ve yaşam kalitesini iyileştirmeye yardımcı olabilir; bazı kişilerde eğrilik derecesinde azalma da görülebilir. Ancak her eğriliğin tamamen düzeleceğini söylemek doğru değildir. Sonuç; eğriliğin derecesine, yaşa ve egzersizin düzenli yapılmasına bağlıdır.
Sabit bir seans sayısı yoktur. Genellikle yöntemin öğrenildiği yoğun bir başlangıç döneminin ardından kişinin evde düzenli egzersiz yaptığı ve belirli aralıklarla kontrole geldiği uzun bir süreç izlenir. Süreyi, eğriliğinizi değerlendiren fizyoterapist belirler.
Evet, önerilir. Tanı, eğrilik derecesinin ölçülmesi ve korse ya da cerrahi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi hekim muayenesi ve röntgenle yapılır. Fizyoterapistler de egzersiz programını planlarken bu bilgileri kullanır.
Yetişkinlerde büyüme tamamlandığı için tedavinin amacı genellikle ağrıyı azaltmak, duruşu ve fonksiyonu iyileştirmek ve eğriliğin ilerlemesini yavaşlatmaktır. Skolyoza özgü egzersizler yetişkinlerde de bu amaçlarla uygulanabilir.
Çoğu durumda evet. Spor genel sağlık ve kas gücü için faydalıdır. Hangi sporların uygun olduğunu ve korse kullanılıyorsa sporun korseyle nasıl planlanacağını hekiminize ve fizyoterapistinize danışın.
Korse genellikle büyümesi devam eden çocuk ve ergenlerde, eğrilik belirli bir derecenin üzerinde olduğunda ve ilerleme riski bulunduğunda hekim tarafından önerilir. Amaç büyüme döneminde eğriliğin artmasını engellemektir; korsenin günde kaç saat takılacağını hekim belirler.
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi için bir sağlık profesyoneline başvurun.